Facebook bilgilerinizle otomatik olarak siteye giriş yapıyorsunuz
  1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Yağsız Vücut Kitlesinin Önemi

YAĞSIZ VÜCUT KİTLESİNİN ÖNEMİ...

Depolanmış yağ fazlasından kurtulmaya çalışırken bilinmesi gereken çok önemli bir konu vücudun enerji harcamasının yağsız vücut kitlesine bağlı olduğudur. Örneğin 100 kg ağırlığında ancak yağsız vücut kitlesi 58 kg olan bir insanın sarfedeceği günlük bazal enerji miktarı yağsız vücut kitlesinin kg’ı başına saatte 1 Kcal şeklinde hesaplanır ve 58x24x1=1392 Kcal.bulunur.

Bu ne anlama gelmektedir? Bu şu anlama gelmektedir: Eğer bu insana günlük 1392 Kcal’den düşük bir beslenme programı uygularsanız sağlığını koruması asla mümkün olamaz. Çünkü örnekteki 1392 Kcal o insanın 24 saati uykuda, optimal ısı, ışık ve nem ortamında geçirmesi (bazal metabolik koşullar) halinde hayatta kalabilmek için ihtiyacı olan enerji miktarıdır.

Çok düşük kalorili beslenme programlarının en büyük açmazı işte budur.İnsanlara bazal metabolizmaları dikkate alınmaksızın uygulanan düşük kalorili beslenme programlarından uzak durulmalıdır.

Hiçbir beslenme programı hem sağlıklı hem de günlük 1000 Kcal.’nin altında olamaz. Beslenme programlarında günlük Kalori miktarı başlangıçta tespit edilen “bazal metabolizma”sınırının altına inmemek koşuluyla kilo kaybına paralel olarak düşürülebilir.

Ancak ben kişisel deneyimlerimle kilo kaybı yavaşlayan insanlarda kaloriyi azaltmanın yerine enerji sarfiyatını arttırmanın çarelerini üretmeyi tercih ediyorum.

Vücudun yağ oranı azaldıkça yağ yakma hızının da yavaşlayacağını unutmamak gerekir.Kaldı ki yağ yakarak kilo kaybetme birim zamanda sabit seyretmez, lineer değil basamakvaridir.

Beyin kilo alırken nasıl yeni basamaklar oluşturarak vücudun her seferinde dengelerini yeniden kuruyorsa, kilo kaybederken de her basamakta evvelce oluşturduğu dengeleri anımsar.Bu nedenle pek çok insan kilosunun takıldığından, ne yaparsa yapsın daha fazla kilo veremediğinden, oysa hala kilosunun fazlalığından yakınır.

Kilo alırken uzun süre sabit kaldığınız kilolarda kilo verirken takılmanızın nedeni budur. Beyni çeşitli ikna yöntemleriyle dengelerini daha düşük bir kiloda kurmaya razı etmek gerekir.

Kilo takılma dönemlerinde yapılacak en büyük hata pes etmektir.

Uygulanan beslenme programında hiçbir zaman ne yenileceğini empoze etmem.Kitabın bir sonraki bölümünde sık sık kullandığım porsyon,ölçü,ölçek kavramlarının bir açılımını bulacaksınız.

Beslenme diliyle 1 porsyon meyva,1 porsyon sebze,1 dilim ekmek yerine yenilebilecekler ve 1 et değişimi gibi kavramların iyi öğrenilmesi ve hazmedilmesinin ideal kilo hedefine ulaşıldığında ne kadar işinize yaradığını görecek ve hayret edeceksiniz.

Dikkat ederseniz beslenmeyle ilgili verdiğim tüm bilgiler insan beyninin bu konuda ne kadar aktif rol oynadığını gösteriyor.Diğer canlıların aksine insan beyni öğrenmeye sürekli aç bir beyindir.

İnsan beyni gelişimini tamamlamadan dünyaya geliyor,çok kısa sürede hayvansal içgüdülerinin büyük kısmını yitiriyor ve süratle bilgi depolamaya başlıyor.

Hayatın ilk 5 yılı doğru bilgi yüklenmesi bakımından en hayati dönem. Bu 5 yılı fazla kilolu geçirmek ömür boyu kilo sorunuyla mücadele etmeye neden oluyor.(Hiperplastik obezite).

Çocukluğunu kilolu geçirenlerin sağlıklı zayıflatılması bugüne kadar beni en çok zorlayan konu oldu. Bu insanların ömür boyu kendilerini kontrol altında tutabilecek içsel mekanizmalar geliştirmeleri gerekiyor. Aksi taktirde bizim dışarıdan verdiğimiz destek yetersiz kalmaya mahkum.

Meslek yaşantım boyunca bu gruba dahil programını başarıyla sonlandırmış ve 5 yıl süreyle kilosunu korumuş hiç kimseye rastlamadım.