Facebook bilgilerinizle otomatik olarak siteye giriş yapıyorsunuz
  1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>
  • Yağsız Vücut Kitlesinin Önemi

  • İdeal Yağ Yakma Programı

  • Glikoz - Sessiz Katil

    Glikoz - Sessiz Katil

  • Çocuk ve Ergenlikte Zayıflama

    Çocuk ve Ergenlikte Zayıflama

  • Gebelikte Kilo ve Emzirmede Zayıflama

    Gebelikte Kilo ve Emzirmede Zayıflama

  • Obezite (Şişmanlık)

    Obezite (Şişmanlık)

  • Kilo Koruma Programı (Stabilizasyon)

    Kilo Koruma Programı (Stabilizasyon)

  • Anti-aging  Amaçlı Beslenme ve Egzersizini önemi

    Anti-aging Amaçlı Beslenme ve Egzer

  • Kolesterol

    Kolesterol

  • Tiroid Hastalıkları

    Tiroid Hastalıkları

  • Hatalı Zayıflama Programları

    Hatalı Zayıflama Programları

Yağsız Vücut Kitlesinin Önemi

YAĞSIZ VÜCUT KİTLESİNİN ÖNEMİ...

Depolanmış yağ fazlasından kurtulmaya çalışırken bilinmesi gereken çok önemli bir konu vücudun enerji harcamasının yağsız vücut kitlesine bağlı olduğudur. Örneğin 100 kg ağırlığında ancak yağsız vücut kitlesi 58 kg olan bir insanın sarfedeceği günlük bazal enerji miktarı yağsız vücut kitlesinin kg’ı başına saatte 1 Kcal şeklinde hesaplanır ve 58x24x1=1392 Kcal.bulunur.

Bu ne anlama gelmektedir? Bu şu anlama gelmektedir: Eğer bu insana günlük 1392 Kcal’den düşük bir beslenme programı uygularsanız sağlığını koruması asla mümkün olamaz. Çünkü örnekteki 1392 Kcal o insanın 24 saati uykuda, optimal ısı, ışık ve nem ortamında geçirmesi (bazal metabolik koşullar) halinde hayatta kalabilmek için ihtiyacı olan enerji miktarıdır.

Çok düşük kalorili beslenme programlarının en büyük açmazı işte budur.İnsanlara bazal metabolizmaları dikkate alınmaksızın uygulanan düşük kalorili beslenme programlarından uzak durulmalıdır.

Hiçbir beslenme programı hem sağlıklı hem de günlük 1000 Kcal.’nin altında olamaz. Beslenme programlarında günlük Kalori miktarı başlangıçta tespit edilen “bazal metabolizma”sınırının altına inmemek koşuluyla kilo kaybına paralel olarak düşürülebilir.

Ancak ben kişisel deneyimlerimle kilo kaybı yavaşlayan insanlarda kaloriyi azaltmanın yerine enerji sarfiyatını arttırmanın çarelerini üretmeyi tercih ediyorum.

Vücudun yağ oranı azaldıkça yağ yakma hızının da yavaşlayacağını unutmamak gerekir.Kaldı ki yağ yakarak kilo kaybetme birim zamanda sabit seyretmez, lineer değil basamakvaridir.

Beyin kilo alırken nasıl yeni basamaklar oluşturarak vücudun her seferinde dengelerini yeniden kuruyorsa, kilo kaybederken de her basamakta evvelce oluşturduğu dengeleri anımsar.Bu nedenle pek çok insan kilosunun takıldığından, ne yaparsa yapsın daha fazla kilo veremediğinden, oysa hala kilosunun fazlalığından yakınır.

Kilo alırken uzun süre sabit kaldığınız kilolarda kilo verirken takılmanızın nedeni budur. Beyni çeşitli ikna yöntemleriyle dengelerini daha düşük bir kiloda kurmaya razı etmek gerekir.

Kilo takılma dönemlerinde yapılacak en büyük hata pes etmektir.

Uygulanan beslenme programında hiçbir zaman ne yenileceğini empoze etmem.Kitabın bir sonraki bölümünde sık sık kullandığım porsyon,ölçü,ölçek kavramlarının bir açılımını bulacaksınız.

Beslenme diliyle 1 porsyon meyva,1 porsyon sebze,1 dilim ekmek yerine yenilebilecekler ve 1 et değişimi gibi kavramların iyi öğrenilmesi ve hazmedilmesinin ideal kilo hedefine ulaşıldığında ne kadar işinize yaradığını görecek ve hayret edeceksiniz.

Dikkat ederseniz beslenmeyle ilgili verdiğim tüm bilgiler insan beyninin bu konuda ne kadar aktif rol oynadığını gösteriyor.Diğer canlıların aksine insan beyni öğrenmeye sürekli aç bir beyindir.

İnsan beyni gelişimini tamamlamadan dünyaya geliyor,çok kısa sürede hayvansal içgüdülerinin büyük kısmını yitiriyor ve süratle bilgi depolamaya başlıyor.

Hayatın ilk 5 yılı doğru bilgi yüklenmesi bakımından en hayati dönem. Bu 5 yılı fazla kilolu geçirmek ömür boyu kilo sorunuyla mücadele etmeye neden oluyor.(Hiperplastik obezite).

Çocukluğunu kilolu geçirenlerin sağlıklı zayıflatılması bugüne kadar beni en çok zorlayan konu oldu. Bu insanların ömür boyu kendilerini kontrol altında tutabilecek içsel mekanizmalar geliştirmeleri gerekiyor. Aksi taktirde bizim dışarıdan verdiğimiz destek yetersiz kalmaya mahkum.

Meslek yaşantım boyunca bu gruba dahil programını başarıyla sonlandırmış ve 5 yıl süreyle kilosunu korumuş hiç kimseye rastlamadım.

Devamını oku »

İdeal Yağ Yakma Programı

İDEAL BİR ZAYIFLAMA (YAĞ YAKMA) PROGRAMI NASIL OLMALIDIR?

Bu bölümde sizlere buraya kadar anlatmaya çalıştığım ve işinize bir hayli yarayacağını umduğum bilgiler ışığında ideal bir yağ yakma programını bir bütün olarak ele alacağım.Zayıflama sözcüğü halk tarafından en sık kullanılan sözcük olduğu için seçtim, yoksa bilimsel olarak aslolan yağ yakılmasıdır.

Hangi yaş grubunda olursa olsun kendi iradesiyle zayıflamaya karar veren herkesin öncelikle bir hekim muayenesinden geçmesi ve laboratuvar tetkiklerini yaptırması gerekir.

Bu muayene esnasında kişinin sağlık özgeçmişi detaylı bir şekilde sorgulanır ve varsa geçirdiği sağlık problemleri tespit edilerek kaydedilir.

Bilindiği gibi “insan hafızası nisyan ile maluldur” yani unutmak hafızamıza özgü bir kusurdur,bu nedenle ben herkesin önemli sağlık sorunlarını bir “kişisel sağlık dosyası”nda saklamasını öneriyorum.

Özgeçmiş sorgulamasını çok önemsiyorum çünkü insanın gelecekte karşılaşması olası birçok sağlık sorununun çıkış noktasını bulmada yardımcı olduğuna inanıyorum.

Öğrenciliğimde hocalarımız Semiyoloji derslerinin iyi bir hekim olmanın anahtarı olduğunu söylerlerdi, ne kadar haklı oldukları son yıllarda eğitim kalitesinin düşmesi ile birlikte ortaya çıktı.

Günümüzde hastanın anamnez ve fizik muayenesi ne yazık ki birçok zahmetli ve pahalı tetkikten sonraya bırakılıyor.

Bir nevi fast food örneği gibi hayat “fast life” tarzında yaşanır ve hızla tüketilir oldu.

Yakın arkadaşlarım bile benden hizmet almaya geldiklerinde özgeçmiş sorgusu yapmayı ve anamnez almayı asla ihmal etmemeye çalışırım.

Çok önemsediğim bir söz “hastalık yoktur,hasta vardır” sözüdür.Hiçbir hasta hekimin karşısına kitaptan öğrenilen hastalığının dört dörtlük belirtileriyle çıkmak zorunda değildir.

Konudan sapmamaya çalışarak kişiden alınan bilgilerin ne kadar önemli olduğunun çok iyi kavranmasını istiyorum.

Benden hizmet alanlar bilirler,anamnez, özgeçmiş sorgusu, fiziksel ve ruhsal muayene ve bulguların kişiyle paylaşılarak, kişinin aydınlatılması bir saatten uzun sürer ve hayli keyiflidir.

Laboratuvar sonuçlarının da başarılı bir program için çok titiz bir şekilde incelenmesi ve kişiyle paylaşılması hayati önemdedir.

Sonuçlar genelde laboratuvardan laboratuvara değişebilen normal referans aralıklarıyla verildiği için kişi kendi sonuçlarına bakar ve sonuçlar normal sınırlardaysa rahatlar.

Son zamanlarda bu rahatlığı bazı hekim arkadaşlarda da görüyorum.Oysa laboratuvar sonuçları her zaman klinik belirtiler ve/veya hastalığın seyriyle paralellik göstermez.Örneğin TSH çok hayati bir testtir.Referans aralığı 0.27-4.2 dir ve ne yazık ki TSH değeri 2’nin üzerinde bulunanlar 8-10 yıl içinde Hipotiroidi olmaktadır.Ben kendi klinik deneyimlerimle TSH’u 3’ü geçenleri tedavi etmeye başlıyorum.

Başka bir örnek; Açlık Kan Şekeri ve Açlık İnsülin değerlerinin her ikisi birlikte normal referans değerleri içinde olmasına rağmen kişide ileri derecede Periferik İnsülin Direnci gelişmiş olabilir pekala.

Rahmetle andığım çok değerli hocam Prof.Dr.Remzi Özcan’ın bir sözü hiç aklımdan çıkmaz:”Su akar,biz bakar” Hemen herşey biz hekimlerin gözü önünde gelişmesine rağmen sadece bakmakla yetinen gözle, gerçekleri görebilen göz arasındaki muazzam farka yaptığı vurgu çok güzeldir.

Zaten insan beynine ihtiyaç duyulmasaydı bir bilgisayar programıyla tahlil sonuçları girildiğinde teşhis otomatik olarak alınırdı.

Başlangıç aşamaları tamamlandıktan, yani kişinin fiziksel,ruhsal muayenesi ve laboratuvar sonuçlarına göre ihtiyaçları belirlendikten sonra sıra kişinin yaş, cinsiyet ve aktivitesine uygun beslenme programının hazırlanmasına gelir.

Bir diyetisyenin zayıflama programında devreye gireceği yegane yer işte burasıdır. Asla daha önceki aşamalarda bir rolü olamaz,olmamalıdır da. Diyetisyenin rolü bir hekim tarafından incelenmesi tamamlanmış, varsa sağlık sorunları tespit ve tedavi edilmiş, beslenme ihtiyaçları belirlenmiş kişiye beslenme programı hazırlamak olmalıdır.

“Kişiye özel program”ın ana hatlarına gelince:

Boy ve kilosu ölçülen kişinin,vücut bileşimleri analizine gelir sıra.Vücut bileşimleri analizi yıllardan beri Impedans denilen yöntemle yapılmaktadır.

Bu yönteme göre kişinin el ve ayakları arasında oluşturulan iki farklı kutup aracılığıyla cildinin geçirgenliğine bağlı olarak vücudundaki yağ miktarı yaklaşık olarak belirlenir. İmpedans yöntemiyle yağ miktarı ölçen cihazların ortak sorunu %100 doğrulukta sonuç verememesindedir.

Bu bilgisayarlı cihazlar kendilerine yüklenmiş bulunan onbinlerce örneğe uygunluk, benzerlik ölçüsünde ölçüm yaparlar.

Ben kendi deneyimlerimle buradan çıkan sonuçları mutlak birer değermiş gibi algılamamayı,ancak aynı kişinin farklı dönemlerindeki ölçümlerinden bir trend (eğilim) analizi çıkarmayı tercih ediyorum.

Örneğin kişi 5 kg. kaybettiğinde yapılan ölçümdeki hatanın, ilk ölçümdeki hatayla benzeştiğini varsayarak, kaybedilen yağ miktarını yaklaşık olarak değerlendirebiliyorum.

Kişinin kaybetmesi gereken kilo yani yakması gereken yağ miktarı belirlendikten sonra ortak bir kilo hedefi oluşturulur.

Bundan sonra amaç sağlıklı sağkalım için gerekli tüm besin ihtiyaçlarını karşılamak ve depolanmış yağların mobilize edilmesi yani yakılmasını sağlamaktır.

Yağ yakma tabiri insanın aklına hemen bir yerlerde bir ateş yakıldığını getiriyor.Oysa yağ molekülü içerdiği karbon atomu sayısına bağlı olarak farklı uzunluklara sahip Karbon ve Hidrojen atomlarından oluşmuş organik bir moleküldür.Vücut bu moleküllerden solunumla havadan aldığı Oksijen sayesinde kurtulur.

Yağ molekülünün parçalanması ile açığa çıkan Karbon atomları kandaki Oksijenle birleşerek yine solunum yolundan Karbondioksit olarak vücudu terk eder.

Hidrojenin vücudu terk etmesi ise biraz daha uzun bir yol izler,yine Oksijenle birleşerek Su molekülü oluşur.Bu su molekülleri lenfatik sistemle büyük dolaşıma katılır ve nihayet böbreklerden süzülerek vücudu terk ederler.Benim bir cümle ile özetlediğim bu olay ortalama olarak 1 haftada gerçekleşir.Yaktığınız yağların vücudunuzu terkedebilmesi için bu süreye ihtiyacı vardır.

Hastalarımdan sıkça duyduğum bir yakınmayla açıklayayım.

Kilo verirken fazla su içmediğiniz bir gün çok fazla idrara çıkmaya başlarsanız bilin ki o gün yağlarınız su olarak vücudunuzu terkediyorlar.

O gün gelene kadar özgül ağırlık olarak yaktığınız yağdan %14 oranında daha ağır olan suyu vücudunuzda taşımaya devam edersiniz. Çok su içilmesini önermemizin nedeni büyük dolaşımla böbreklere gelen kan akımını hızlandırarak bu ortalama 1 hafta kadar devam eden süreci kısaltmaktır.

Devamını oku »

Glikoz - Sessiz Katil

glikoz (sessiz katil)

 

Bu bölümün başlığını bilerek “Glikoz - Sessiz katil” olarak belirledim. Çok hafif kan şekeri yükselmelerinin dahi ölümcül olabileceği ne yazık ki bugüne kadar hekimlerin de dahil olduğu çok geniş kitleler tarafından yanlış değerlendirilmiş ve değerlendirilmeye de devam edilmektedir.

Devamını oku »

Çocuk ve Ergenlikte Zayıflama

Çocuk ve Ergenlikte Zayıflama

RAFİNE ŞEKER İNSAN SAĞLIĞI İÇİN YER YÜZÜNDE BİLİNEN EN TOKSİK KİMYASALDIR..LÜTFEN ÇOCUKLARIMIZI BU ZEHİRLİ MADDEDEN UZAK TUTALIM.

Hele Türkiye'nin bir tüketim cenneti haline getirildiği Nişasta Bazlı Sıvı Şeker veya halk arasında bilinen adıyla Mısır Şurubu %80 früktoz ve %20 glükoz içeriğiyle okul öncesi yaş grubundaki bütün çocukları tehdit etmektedir.

Ergenlik çağındaki bireyleri zayıflatmak vicdani sorumluluk sahibi herkesin en çok dikkat etmesi gereken konuların başında gelmektedir. Düşünün ki moda bir diyet uygulaması, akupunktur, tek gıda veya açlık diyetlerinden herhangi biriyle 11-18 yaş aralığındaki bir genci zayıflattınız. Onun gelişmesi için gerekli, olmazsa olmaz gıda içerik ve miktarını sağlayamadığınız taktirde büyümesini yavaşlatır hatta durdurursunuz.

Devamını oku »

Gebelikte Kilo ve Emzirmede Zayıflama

Gebelikte Beslenme

Gebelik dönemi bazı kadınların kilo almaktan en çok korktukları dönemdir. Diğerleri ise bu dönemin kendileri için imtiyazlı olduğunu ve canlarının çektiği herşeyi serbestçe yiyebileceklerini düşünürler. Oysa bu dönemde alınan kiloların bebeğin gelişimi için gerekenden fazla olmasının anne adayı için hiçbir yararı yoktur.

Devamını oku »

Obezite (Şişmanlık)

Obezite

Obezite (Şişmanlık) bir enerji dengesi sorunudur. İnsanın beslenirken yakabildiğinden fazla kalori alması sonucu yakılamayan kaloriler vücutta yağ olarak depolanır. Sonuç olarak halk arasında kilo fazlalığı diye nitelendirilen şişmanlık, esasen kullanılmadığı için zorunlu olarak depolanan yağ fazlalığından başka bir şey değildir.

Devamını oku »

Kilo Koruma Programı (Stabilizasyon)

Kilo Koruma

DİYET YAPARAK FAZLA KİLOLARINDAN KURTULMAYI AMAÇLAYAN HERKESİN ASLA İHMAL ETMEMESİ GEREKEN SAĞLIKLI BESLENMENİN OLMAZSA OLMAZ MUTLAK KOŞULU KİLO KORUMAYI ÖZÜMSEMEKTİR.

Koruma dönemi "yağ yakarak"fazla kilolarından kurtulmak isteyen herkes için programa  ilk adımı atacağı günden itibaren kendine mutlak hedef olarak belirlemesi gereken olmazsa olmaz bir dönemdir. Koruma dönemine ayıracak enerji, zaman ve motivasyonunuz yoksa kilo vermeye hiç başlamamanızın sağlığınız için başlayıp yarıda bırakmaktan daha az zararlı olduğunu vurgulamam gerekiyor.

Devamını oku »

Anti-aging Amaçlı Beslenme ve Egzersizini önemi

Anti-aging (Yaşlanmayı Önleme) Amaçlı Beslenme

Anti-aging'in (Yaşlanmayı Önlemenin); %70'i düzenli beslenme, %25'i düzenli ve sürekli spor ve %5'i diğer uygulamalardan oluşur. Anti-aging "Ultrapreventif Tıp" şemsiyesi altında sağlıklı yaşlanmayı gerçekleştirmeye çalışan modern, pozitif bir bilim dalıdır.

Devamını oku »

Kolesterol

Kolesterol

KOLESTEROL; İNSAN VÜCUDUNDA BİR GÜNAH KEÇİSİ...

Son dönemde statin grubu kolesterol ilaçları ile ilgili yazılı ve görsel medyada yoğun bir bilgi kirliliği ve anlamsız tartışmalar sergilendi. Bilindiği gibi kolesterol kaynağını sterol adı verilen kimyasaldan alır ve vücudun başta cinsiyet hormonları olmak üzere pek çok hayati maddenin yapımında rol oynayan bir zincirin nihai halkasıdır.

Devamını oku »

Tiroid Hastalıkları

Tiroid Hastalıkları - Hipotiroidi, Hashimoto

Tiroid bezi, boynun ön kısmında yerleşmiş olan ve salgıladığı hormonlarla vücut metabolizmamızı düzenleyen endokrin bir organdır. Tiroid bezi hastalıkları, basit guatrdan hayatı tehdit eden tiroid kanserine kadar değişir. Tiroid hormonları aşırı miktarda salgılandığında hipertiroidizm, yetersiz miktarda salgılandığında ise hipotiroidizm meydana gelir. Tiroid bezinin iltihaplanmasına tiroidit adı verilir. Tiroid bezinin normalden büyük olmasına ise guatr adı verilir.

Devamını oku »

Hatalı Zayıflama Programları

Hatalı Zayıflama Programları

LÜTFEN DİKKAT...

Bu bölümde zayıflama sektöründe edindiğim 26 yıllık tecrübeyle sağlığınıza orta uzun vadede zarar verecek, bu nedenle de asla uygulanmaması gerekli diyetleri gerekçeleriyle anlatacağım. Temel bir prensip olarak beslenme konusunda uzman olmayanların önerdiği hiçbir diyet uygulanmamalıdır. Kişiye özel olmayan özellikle gazete ve dergilerde yayınlanan standart diyetler asla denenmemelidir.

Devamını oku »

Previous
Sonraki


Kan Şekeri Ölçümleri ve İnsülin Direnci

Dr.Moris Yaşa tarafından yazıldı. Çarşamba, 18 Kasım 2015

insülin direnci (homa index)

Sağlıklı bireyde pankreas, glükoz seviyesi 85 mg/dl'nin altına düştüğünde insulin salgılamayı durdurur. Oysa orta yaşlıların çoğunda açlık kan şekeri 90 mg/dl'nin üzerindedir, yani açlık halinde dahi pankreas insulin salgılamayı sürdürmektedir.

Kavram kargaşasının çok sık yaşandığı konulardan bir tanesi de kan şekeri ölçümleridir. Şöyle ki; diyabet eğilimi olan insanların tespit edilmesi amacıyla kullanılan testler ne yazık ki meslektaşlarımız tarafından yanlış isteniyor ve/veya eksik ve yanlış yorumlanıyor. Açlık kan şekeri ölçümleri çok önemli olmakla birlikte tek başlarına diyabet eğilimini teşhis etmede yetersiz kalırlar.

Devamını oku »




Dr.Moris Yaşa - Espoir Anti-aging ve Bilimsel Zayıflama Merkezi

Dr.Moris Yaşa

FAZLA KİLOLARDAN KURTULMAK SAĞLIKLI YAŞAMANIN VE SAĞLIKLI YAŞLANMANIN ÖN KOŞULUDUR

Dr.Moris Yaşa olarak beni, Espoir Bilimsel Zayıflama Merkezini kurmaya iten en önemli unsur, 26 yıldan beri içinde bulunduğum zayıflama sektörünün, insan sağlığına verdiği zararları görmem ve hekim olarak göz göre göre yapılan hatalara isyan etmem oldu.
Zayıflamak ne pahasına olursa olsun kilo vermek değildir, parlak sloganlarla pazarlanan moda diyetlerden mucizevi sonuçlar beklemek hiç değildir.

Zayıflamak harcayamadığı kalorileri doğası gereği yağ olarak depolayan vücudumuzu doğru beslenmeyle önce depoladığı yağı yakmaya sonra yeniden yağ depolamamaya programlayabilmektir.




Kişiye Özel Bilimsel Zayıflama

Kişiye özel bilimsel zayıflama-3

  • İç hastalıkları uzmanı muayenesi,
  • Laboratuvar tetkiklerinin değerlendirilmesi,
  • Kişiye özel beslenme programı hazırlanması,
  • İki ay süreyle haftada bir düzenli kontrollerin yapılması
  • İlk muayene, laboratuvar tetkiklerinin değerlendirilmesi ve kişinin yaş ve cinsiyetine en uygun Beslenme Programının hazırlanması yaklaşık 2 saat sürmektedir. Lütfen randevu alırken bu süreyi dikkate alınız.

    Bu hizmetin sunumunda çok yüksek kalitede bir hekim-hasta ilişkisi hedeflenmiştir. Hiçbir süre ve konu kısıtlaması olmadan bir hastanın doktoruna sorabileceği, beden ve ruh sağlığı ile ilgili her türlü soru ve sorun yüzde yüz etik değerler ve bilimsellik temel alınarak yanıtlanmakta ve çözüm odaklı çalışılmaktadır.

    Bununla ilgili referanslar bugüne kadar hizmet alan herkeste mevcuttur.


    

    Kişiye Özel Anti-Aging Programları

    Kişiye Özel Anti-aging Programları

  • İç hastalıkları uzmanı muayenesi,
  • Yaş grubuna özel genişletilmiş laboratuvar tetkiklerinin değerlendirilmesi,
  • Kişiye özel beslenme programı hazırlanması,
  • Vitamin ve besin katkılarının düzenlenmesi.
  • Unutmayınız ki Anti-Aging adı altında sunulan hizmetlerin en az %70'ini yaş, cinsiyet ve aktivitenize uygun dengeli ve sağlıklı bir beslenme alışkanlığı kazanmak oluşturmaktadır. Sağlıklı beslenme ilkelerini uygulamayan bir insanın hangi kozmetik ürünü kullanırsa kullansın ve/veya hangi estetik müdahaleyi yaptırırsa yaptırsın Anti-Aging'den bahsetmesi söz konusu dahi olamaz. Tüm kozmetik ürün ve estetik girişimler Anti-Aging'in sadece %5 (beş) ini oluştururlar.

    Bu hizmetin sunumunda da çok yüksek kalitede bir hekim-hasta ilişkisi hedeflenmiştir. Hiçbir süre ve konu kısıtlaması olmadan bir hastanın doktoruna sorabileceği, beden ve ruh sağlığı ile ilgili her türlü soru ve sorun yüzde yüz etik değerler ve bilimsellik temel alınarak yanıtlanmakta ve çözüm odaklı çalışılmaktadır.

    Bununla ilgili referanslar bugüne kadar hizmet alan herkeste mevcuttur.


    Espoir Tanıtım

    Üye girişi

    Facebook ile bağlan

    Facebook Sayfamız

    Yaşlanmayı Durdurun !