Facebook bilgilerinizle otomatik olarak siteye giriş yapıyorsunuz
  1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Oruç Tutarak Sağlıklı Kilo Vermek Mümkün Mü?


Ramazan'ın özellikle yaz aylarına denk geldiği yıllarda oruç tutanlar için 2 çok önemli handikap söz konusudur:

1-Vücudun çok uzun saatler boyunca temel yaşam kaynağı sudan yoksun kalması,

2-Uzamış açlık nedeniyle glükoz metabolizmasının çok olumsuz etkilenmesi.


Ramazan psikolojik, sosyal ve inanç boyutu ile kilo verme için iyi bir başlangıç olabilir. Fazla kilolu kişiler için Ramazan eşsiz bir fırsattır aslında.Ramazanda diyete başlayacak kişi öncelikle hekimine başvurmalı, gerekli tetkikleri yapılmalıdır. Kan tahlillerinin ardından artmış insülin direnci,tiroid hastalığı ve özellikle böbrek hastalığı gibi hastalıklarının olup olmadığı belirlenmelidir. Daha sonra kişiye özel bir beslenme programı hazırlanmalıdır.

Hafif fizik aktivite ile zenginleştirilmiş, doktor gözetiminde dengeli bir diyet, Ramazan'da kişiye yaşam şeklini değiştirmesi için uygun ortamı hazırlar. Ramazan ayı genellikle kilo alınan bir dönem olarak bilinse de, uzman gözetiminde düşük kalorili ve dengeli besinlerden oluşan, araları iyi belirlenmiş, iftar ile sahur arasına sık öğünler yerleştirilmiş bir programla sağlıklı bir vücuda sahip olabilirsiniz. İftarda ve sahurda bol su tüketilmesi, iftarda bir tabak yemekten sonra bir süre ara verilmesi,yemeklerin uzun süre çiğnenerek yavaş yenilmesi, midenin aniden şişmesine izin verimemesi gibi önlemler sağlığın korunmasında esastır.

SUSUZLUĞU SAHURDA YENİN

Ramazan ayında kan kolesterol ve ürik asit düzeyleri yükselebilir. Günlük kalori ihtiyacının yüzde 30 veya daha azı yağlardan karşılanmalıdır. Kompleks karbonhidratlar, baklagiller, sebze ve meyveler tercih edilmelidir. Hurma; lif, potasyum ve magnezyumdan zengin iyi bir karbonhidrat kaynağıdır. Yine fındık, ceviz, badem gibi kuruyemişler sağlıklı bitkisel protein ve enerji kaynaklarıdır. Şeker, beyaz un gibi rafine karbonhidratlardan, yağlı gıdalardan, kızartmalardan uzak durulmalıdır.

Ramazan'da açlık süresinin uzunluğu, beslenme düzeninin değişmesi ve tüm gün aç kalan bireyin iftar sofrasında sınırsızca yemek isteği, Ramazan sonunda fazla kilo ve çeşitli sindirim sistemi hastalıklarını da beraberinde getirir. Ramazan'da en sık yapılan hata; sahura kalmamaktır. Zaten uzun olan açlık süresinin daha da uzaması kişinin sağlık ve sosyal yaşantısını olumsuz yönde etkiler. Bunun neden olduğu iftarda aşırı yeme isteği, kişiyi gereksiz ve sağlıksız besinlere yönlendirir; süt, yoğurt, sebze, meyve gibi sağlığı koruyucu besinleri göz ardı edebilir. Kişi, iftar ile sahur arasında alması gereken 2-2.5 litre suyu içmeden  günü geçirmemelidir.Bugünlerde aşırı sıcaklar nedeniyle özellikle sahurda 1.5 litreden az su içilmemesini öneriyorum.Böbrek taşı oluşmasında en büyük risk Ramazan ayı boyunca devam eden kronik susuzluk halidir.

Özenle hazırlanan iftar sofraları miktar, çeşit ve hazırlanma yöntemi olarak sindirim sistemini yorar. Sağlıklı beslenme önerilerinin önemli parçası olan pişirme yöntemleri: ızgara, fırın veya haşlama olmalıdır.

Nasıl ki kişi günde tek bir öğün yiyerek kilo alabilirken,3 ana ve en az 2 ara öğün tüketmeden yağ yakamaz yani kilo veremezse,oruç tutarken sahur yapmayanların yağ yakması yani kilo vermeleri de asla mümkün değildir.

Son söz:

"Erken kalkan yol alır,sahura kalkan kilo verir!"