|
|
| |
Bilimsel Zayıflama
Beslenme alışkanlıklarında meydana gelen değişiklikler kalori tüketimini arttırdı. Gelişmiş ülkelerde fast food kültürü ve Yo-yo diyetleri çocukluk dönemi şişmanlığında patlamaya yol açtı.
Bizimki gibi (Türkiye gibi) gelişmekte olan toplumlarda bile yanlış, yetersiz ve dengesiz beslenme en önemli sorunlardan biri.
| Fazla kilolu ve şişman insanların sayısı hızla artıyor. Hareket etmiyoruz, yürümüyor ve hiç merdiven kullanmıyoruz. Egzersiz bilincimiz hiç ama hiç yok. Vücudumuz bir kalori yakma makinesi olduğu halde, olabilecek en düşük seviyede çalıştırarak kalorileri yakmak yerine onları sürekli biriktiriyoruz. |
|
Her geçen gün aşırı kiloların yol açtığı kalp ve damar sorunları, diabet, eklem hasarları ve psikolojik tahribatlarla daha fazla boğuşmak zorunda kaldığımız halde giderek daha kötü besleniyoruz. Neyi, ne zaman, ne ölçide ve neyle birlikte yiyeceğimizi bilmiyoruz. Yediklerimizin çoğunun besin değerinden haberimiz yok.
Kilo kaybederken sağlığınızı da kaybediyor olmayasınız...
 |
Özellikle yaz aylarının ardından pek çoğumuz yaz coşkusu ile o mükemmel açık büfelerde aldığımız kilolardan kurtulmaya çalışır ve her yıl tekrarlanan hatalara bir yenisini ekleyerek zayıflama sektörünün o büyülü, çok renkli dünyasına vücudumuzu teslim ederiz. |
Ancak nedense şu soruyu sormak hiç aklımıza gelmez: "Kilo kaybederken sağlığımı da kaybediyor olabilir miyim?"
Modern çağın kuşkusuz yaşamımızı kolaylaştıran pek çok unsuru ne yazık ki aktivitemizi giderek azaltmakta ve sonuçta kilo almamıza neden olmaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) şişmanlığı bir hastalık olarak tanımlamıştır. O halde şişmanlığın da diğer hastalıklar gibi tıbbi bir disiplinle tedavi edilmesi en akılcı yoldur. Oysa günümüzde insanlar bilimsel bir yaklaşım ve doktor kontrolü yerine fazla kilolardan biran önce hatta mümkünse hemen kurtulmak amacıyla çok çeşitli, çoğunlukla da yanlış yollara başvurarak sağlıklarını riske etmektedirler.
Fazla kilolardan kurtulmak, depolanmış fazla yağları mobilize etmekle mümkündür. |
|
Yetişkin bir insanda ortama 75 milyar olduğu varsayılan yağ hücreleri zayıflamayla sayıca azalmamakta ancak hacimleri küçülmektedir. Bu nedenle önce bizi yöneten bilgisayar olan beynimizin depolanmış yağları boşaltmaya ikna edilmesi gerekir. Bu duruma insanın zayıflamaya beyinsel olarak hazır olması diyoruz.
Bilimsel olarak sağlıklı beslenme esasen mükemmel bir fabrika olan insan vücuduna en küçük bir zarar vermeksizin, sadece depolanmış ihtiyaç fazlası yağların yakılması işlevidir. Diyet yapmak bazı yiyeceklerden yoksun, dahası aç kalmak değildir. Aksine herhangi bir diyette aç kalıyorsanız, yağ yakmanız da mümkün değildir. Çünkü beyin, ihtiyacının çok altında bir kaloriyle karşılaştığında, bunu bir "kıtlık" göstergesi olarak algılamkta ve enerji tüketimini mümkün olduğu kadar kısarak organizmayı hayatta tutmaya çalışmaktadır.
Bu durum ilk çağlardaki beslenme şeklini anımsatır. İlk çağlarda mevsim ve av koşullarına göre insanoğlu şölen tarzında aşırı beslenip, ekonomik tükettiği vücut yağları sayesinde, kıtlıkla hayatta kalmayı başarmıştır.
 |
Günümüzde bu durumu kanıtlayan bir köpek deneyi vardır: 3 gün aç bırakılan bir köpek, 4. gün kendisine verilen kemiği kemirmek yerine toprağa gömmeyi ve olası bir kıtlık için önlem almayı tercih etmektedir.
Her insanın cinsiyet, yaş grubu ve aktivitesine uygun beslenme gereksinimi farklı olup, diyeti ihtiyacına uygun oranlarda, karbonhidrat, protein ve yağ içermelidir. |
Tek tip gıda rejimi tamamen sağlıksızdır. Diyet genetik risk faktörleri, serum lipit profili (Kolesterol ve Trigliserid), yandaş hastalıklar dikkate alınarak hazırlanmalıdır. Diyelim ki, sistematik bir hastalık nedeniyle çeşitli ilaçlar kullanıyorsunuz. Bu ilaçlarla tükettiğimiz gıda arasındaki etkileşim hesaplandığında sadece beslenme şekliniz bile hastalığın şiddetlenmesine veya iyileşmenin gecikmesine neden olabilir. Uygun bir diyet sağlanamadığı için bir türlü kan şekeri kontrol edilemeyen ve sonunda ensülin kullanmak zorunda kalan pek çok şeker hastası mevcuttur.
Gebelik süresince ve emzirirken aşırı ve gereksiz kilo almamak, ancak sağlıklı beslenme eğitimiyle mümkündür.
Günümüzde çoğumuz egzersiz yapacak zamanı bulamamaktan yakınırız. Oysa sağlıklı bir yaşam için yeterli egzersiz haftada 3 gün ve her defasında 40 dakikayla sınırlıdır. |
|
Aerobik, performansın gelişmesi için aslolan düzenli bir şekilde ve sürekli, aktif bir egzersiz yapmaktır. Bu amaçla her yaşta yapabileceğimiz sporları seçmeli ve kararlılıkla uygulamalıyız. Uygun tempo ve metodolojiyle her yaşta insanın yapabileceği bir spor mutlaka vardır.
Diyet Yaparken Dikkat Etmeniz Gereken En Önemli Noktalar
Zayıflarken yağ mı kaybediyorsunuz, yoksa sadece su ve kas mı?
Diyetiniz bazal metabolizmanıza uygun olarak hazırlanmış mı?
Diyetinizin karbonhidrat, protein ve yağ yüzdeleri gereksiniminize uygun mu?
Diyetiniz serum trigliserit, kolesterol (HDL, LDL) oranlarına göre hazırlanmış mı?
Diyetiniz hazırlanırken genetik risk faktörleri dikkate alınmış mı?
Düşük kalorili bir diyete rağmen, bazal metabolizmanızın daha da düşmemesi
için gerekli önlemler alınmış mı?
Gittiğiniz merkezler ayda bir "Vücut Bileşimleri Analizi" nizi tekrarlayarak
diyetinizin uygunluğunu kontrol ve takip ediyor mu?
Hamileliğiniz ve emzikliğiniz süresince size ve bebeğinize en uygun beslenme
şeklini biliyor musunuz?
Diyabetiksiniz ve pek çok ilaç kullanıyorsunuz. Sizi ömür boyu ilaç
bağımlılığından kurtaracak uygun beslenme şeklini biliyor musunuz?
Kanser riski yüksek bir aileden geliyorsanız, bu riski doğru beslenme ile
azaltmanın mümkün olduğunu biliyor musunuz?
Günümüzde egzersiz yapacak zamanı bulamamaktan yakınız. Oysa sağlıklı bir
yaşam için gerekli egzersizin yalnızca haftada 3 gün ve 40 dakika ile sınırlı
olduğunu biliyor musunuz? Aeorobik performansınızın gelişmesi için gerekli
tempo metodoloji ile haftada toplam 2 saatlik bir süre yaşınız kaç olursa olsun
sizi hayatınız boyunca aktif ve zinde tutmaya yetecektir.
Enerji harcamanızın giderek azaldığı bir yaştaysanız, sağlıklı beslenebilmeniz
için neler yemeniz gerektiğini biliyor musunuz?
Diyetiniz hazırlanırken mevcut sağlık problemleriniz dikkate alınmış mı?
Beslenme ve yaşam alışkanlıklarınıza ne kadar uygun bir diyet yapıyorsunuz?
Nadir görülen sistematik bir hastalığınız ve bu nedenle kullanmakta olduğunuz
çeşitli ilaçlar var. Bu ilaçlarla gıdalar arasındaki etkileşimleri biliyor musunuz?
İlaçla korunmaya çalıştığınız rahatsızlıkları bilinçsiz tükettiğiniz gıdalarla
pekiştiriyor olabilirsiniz.
Yukarıdaki bütün sorularla ilgili her türlü bilimsel açıklamayı bulabileceğiniz Espoir Bilimsel Zayıflama ve Anti-Aging Merkezi'ne ulaşmak için lütfen tıklayın...
|
|