Facebook bilgilerinizle otomatik olarak siteye giriş yapıyorsunuz
  1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Tahminimizden fazla kalori tüketme

Tahminimizden fazla kalori tüketmemizin nedenleri ve önlemleri nelerdir?

Bugün için uzun yaşam genlerinin aktive edilmesi amacıyla, açlık kan şekeri değerlerinin pankreastan insülin salgılanmasına sebep olmayacak düzeylerde tutulması (yani 85 mg/dl'nin altı),tokluk kan şekeri düzeyinin de 140mg/dl'yi aşmaması önerilmektedir.

Bu durum sağlıklı yaşlanmak isteyen herkesin kalori tüketimini denetim altına almasını gerektirir.Yaşla birlikte yavaşlayan metabolizmaya uygun olarak,alınan kaloriler de azaltılmalıdır. Burada zayıflama amacıyla yapılan diyetlerden bahsedilmemektedir. Aksine normal kilosunda olan milyonlarca insanın “kan şekeri-insülin salgısı”dengesini bozan ve açlıkta dahi insülin salgılanmasına yol açan ihtiyaç fazlası beslenme nedeniyle bilinçsiz olarak vücuduna verdiği zarar ve karşı karşıya bulunduğu tehlikelerden söz ediyoruz.

Fast food’la beslenen, tatlı düşkünlüğü olan, çikolatasız yaşayamayan, ara öğünsüz beslenmeyi marifet sayan,sürekli büyük porsiyonları tercih eden her yaş grubundan insanı uyarıyorum.

Özellikle buluğ çağı olarak kabul edilen 12 yaşından itibaren kalori kısıtlaması uygulanmasını sağlıklı ve uzun ömürlü nesiller yetiştirilmesi açısından önemle vurguluyorum.

Uluslarası Diabet Federasyonu tokluk kan şekeri 140mg’ın üzerinde seyreden sağlıklı bireyleri bekleyen tehlikeleri şöyle sıralıyor:

1)Retina(gözün ağ tabakası)hasarı sonucu körlük,

2)Carotis arteri(şah damarı) çeper kalınlaşması sonucu beyine yetersiz kan gitmesi,

3)inflamasyon (yangı) artışı, yani vücudun infeksyon,yabancı madde vs. durumlara karşı verdiği savaş benzeri yanıt,

4)kalp adalesinde kan akımı azalması sonucu kalbin yetersiz beslenmesi

5)kanser riskinde artış.

Bu tablodaki olumsuzlukların insan yaşamını uzatmayacağı, aksine bir hayli kısaltacağı aşikar.Ne yazık ki ironik olarak, teoride 120 yıl yaşamaya programlanmış bir insanı seksenli yaşlarında toprağa verirken “ uzun yaşamış” diyoruz.

Aklınıza şu soru gelebilir:Kan şekeri yüksekliğinin bir risk olduğunu anlıyoruz, peki kan şekerini düşürmenin sağladığı somut faydalar nelerdir?

Günümüzde düşük açlık kan şekeri değerlerinin önemi şekerin, hücresel metabolizmanın bir numaralı tercih edilen yakıtı olmasında yatıyor.Düzenli olarak kan şekerini aniden yükseltmeyen diyetlerle beslenen insanlarda yaşamsal fonksyonların tamamı insülinin olumsuz etkilerinden bağımsız olarak gerçekleşiyor.

İnsülinden bağımsız ortamda “yağ-oluşturan genler” bloke ediliyor ve vücut “yağ-oluşturan” bir vücuttan “yağ-yakan”bir vücuda dönüşüyor. Elbette yukarıda yazılanlar, oldukça karmaşık biyokimyasal reaksyonların konuyla ilgili teknik bilgisi olmayanların da anlaması amaçlanarak basite indirgenmiş sonuçlarıdır.

Her yaş grubunun kendine özel beslenme dinamikleri olmakla birlikte sağlıklı beslenmenin temelinde kan şekeri düzeyinde aşırı oynamalara ve gereksiz insülin salgılanmasına neden olmayan besinlerin tüketilmesi esastır.

Yaşam süresini kısaltan en önemli etkenin yüksek açlık insülin seviyesi olduğunu bu yazının anafikri olarak bir kez daha ve ısrarla vurgulamak istiyorum.

Uzun ve sağlıklı bir ömür mü hedefliyorsunuz?

Yanıtınız evetse özellikle”rafine şeker”(sofra şekeri ) içeren besinlerden uzak durmak zorundasınız.

Kilo vermeye başlayan bireyi bekleyen en büyük tehlikelerden biri de alıştığı beslenme şekli ile kıyaslandığında “daha az yiyecek tüketme” şeklinde algıladığı yeni programının bir süre sonra bıkkınlık vereceği korkusudur.

Oysa ölçü-ölçek- porsyon kavramlarını özümsemiş bireyin yiyeceklerini değişim listelerinden yararlanarak zenginleştirmesi, hatta daha önce deneme fırsatı bulamadığı pek çok yeni lezzeti keşfetmesi mümkündür.Çünkü kendisine önerilen program sadece bir şablondur asla menü empoze etmez.

Her bir besin grubunun yüzlerce alternatifi mevcuttur,önemli olan miktar belirlerken öğrenilen bilgilerden yararlanmak ve programın dengesini altüst edecek abartılardan kaçınmaktır.

Hastalarıma hep şu öğüdü veririm.Size sunulan şablona uygun beslenirken asla size önerilenden eksik yemeyin.Eksik yemeyi sürdürenler bir süre sonra beyinlerini “kıtlık” algılamasına sokarlar, daha az yedikçe,beyin de yağları yakma konusunda daha tutucu davranır, ta ki yağ yakma tamamen duruncaya kadar.

Kısıtlı diyetlerin ortak kaderi yağ yakmanın durmasıdır.Buna en güzel örnek akupunktur tedavisiyle kilo kaybedenlerde görülür. Akupunktur tedavisinde aslen telkinle kişiye tokluk hissi sağlandığı varsayılmakta ve kişinin de buna mutlak inanması hedeflenmektedir, akupunktur tedavisi sırasında önerilen beslenme programlarının tamamı düşük kalorilidir ve kişi ne yaparsa yapsın bu düşük kaloriler nedeniyle yağ yakmayı başaramadığı için tedavi sonunda kilolarını geri almaya mahkumdur.

Başarılı bir kilo verme yani yağ yakma programı sonunda kilo kaybının %70 ve fazlası yağdan olmalıdır.Aksi taktirde kilo kaybı ile birlikte güç kaybı da olması kaçınılmazdır.Buna en iyi örnek ateşli bir hastalığın nekahat döneminde insanın kilo kaybıyla birlikte kendini halsiz,bitkin hissetmesidir.

Popüler diyetlerin ortak noktası protein ağırlıklı beslenme programları sunmasıdır.Bu diyetlerde hedef proteinlerin diğer besin gruplarına göre daha uzun sürede ve daha zor sindirilmeleri ve kişinin protein metabolizması süresince daha fazla enerji sarfetmek zorunda kalmasıdır.( Proteinlerin termojenik etkisi).

Bu programlar kısa süreli uygulanmaları halinde organizmaya zarar vermezler,ancak uzun süreli uygulamalarda tüketilen protein miktarıyla orantılı olarak ürik asit ve kolesterol metabolizması er ya da geç olumsuz etkilenir.

Ben başlangıçta hızlı kilo vermenin sanılanın aksine insanları motive ettiğine de inanmıyorum.Kilo sorunu yaşayanların büyük çoğunluğu farkında olsunlar ya da olmasınlar psikolojik faktörlerin etkisi altındadırlar.

Bu nedenle kendi sağlıklarından bilinçli bir şekilde endişe duymaya başladıkları güne kadar girişimleri heves etme-cayma tarzında seyreder.İnsanı kendine getiren en önemli dürtü “ölüm korkusu”dur,bunu tiryakilerin sigara bırakmalarında sıkça görürüz.Bir gün öncesine kadar sigarasını keyifle tüttürenler kalplerinin ufak bir teklemesinde neye uğradıklarını şaşırıp telaşla sigarayı terk ederler.

İnsanlar çok uzun yıllardan beri bir yandan yanlış beslenerek kilo almaya devam ederken,bir yandan da bilimsellikten uzak yöntem,ilaç ve aletlerle bu kilolardan zahmetsizce kurtulmanın yollarını aramaktalar.

SAĞLIKLI BESLENME ÖĞRENMENİN YAŞI, ZAYIFLAMANIN DA MUCİZEVİ BİR YÖNTEMİ YOKTUR..