Facebook bilgilerinizle otomatik olarak siteye giriş yapıyorsunuz
  1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Kilo Koruma Programı (Stabilizasyon)

Kilo Koruma

DİYET YAPARAK FAZLA KİLOLARINDAN KURTULMAYI AMAÇLAYAN HERKESİN ASLA İHMAL ETMEMESİ GEREKEN SAĞLIKLI BESLENMENİN OLMAZSA OLMAZ MUTLAK KOŞULU KİLO KORUMAYI ÖZÜMSEMEKTİR.

Koruma dönemi "yağ yakarak"fazla kilolarından kurtulmak isteyen herkes için programa  ilk adımı atacağı günden itibaren kendine mutlak hedef olarak belirlemesi gereken olmazsa olmaz bir dönemdir. Koruma dönemine ayıracak enerji, zaman ve motivasyonunuz yoksa kilo vermeye hiç başlamamanızın sağlığınız için başlayıp yarıda bırakmaktan daha az zararlı olduğunu vurgulamam gerekiyor.

Kiloyu koruyabilmek için günlük kalori ihtiyacının tam karşılanması esastır. Ne eksik ne de fazla. İdeal kilo koruma kalorisi ideal ağırlığın her kg’ı için 30 Kcal olarak hesaplanır. Örneğin 70 kg’lık bir insanın ideal koruma kalorisi günde 2100 Kcal olmalıdır. Kg.başına 30 rakamı normal aktivite için belirlenmiştir. İnaktif ve/veya yaşlı insanlarda kg başına 25 Kcal.’ye kadar düşürmek gerekir. Bütün bu bahsedilen hesaplamalar arbitrerdir ve kişiye özel olarak deneye yanıla kesin rakam bulunabilir. Koruma kalorisinden günde sadece 100 Kcal. fazla alan bir insanın ağırlığı 1 yılın sonunda 5 kg artar. Aynı şekilde beslenmeye devam ettiği taktirde 5 yılın sonunda 25 kg alması işten bile değildir. Konu bu denli hassas dengelere sahip olduğu ve eğitime başladığımız ilk günden itibaren uyardığım halde pekçok hastam koruma dönemini hafife almakta ve ne yazık ki kilo verme çabaları başarısızlıkla sonuçlanmaktadır.

Ülkemizde birçok otoritenin hemfikir olduğu gibi kilo koruma başarısı %5’ler seviyesindedir.Bu düşük seviyenin yegane sorumlusu insanlara kilo korumanın öneminin anlatılamamış olması ve/veya eğitim verenin yetersizliğidir.18 yıllık Espoir tecrübemle sabittir ki zayıflama programını koruma döneminin sonuna kadar başarıyla getirdikten sonra yeniden eski kilolarına geri dönen hasta sayım yok denecek kadar azdır.

 

Halen moda olan ve güncelliğini korumakta olan piyasanın bu konuda çok satan kitaplarında koruma dönemi ile ilgili açıklamalar çok yüzeysel ve her bünyeye aynı yöntemin önerilmesi nedeniyle de tamamen yanlış ve yararsızdır. Her insanın yaşı, cinsiyeti ve aktivitesine uygun bir beslenme gereksinimi olduğu gibi her insanın kilo koruma özellikleri de farklıdır. Kaldı ki bu koruma dönemlerini de kilo verirken katedilen mesafenin uzunluğuna bağlı olarak, vücudu belli periyotlarda dinlenmeye bırakarak bir kaç farklı dönemde uygulamak gerekir. Bunun acısını sözümü dinlemeyip bir süre durup vücutlarını dinlendirmeyi önerdiğim hastalarımda yaşadım. Eğer benim dinlenelim dediğim dönemde motivasyonları hala yüksekse kendi iç seslerini benim deneyimlerine tercih ediyor ve bir süre sonra hüsrana uğruyorlar. Çünkü yorulan organizma daha fazla yağ yakmaya karşı kırılmaz bir direnç oluşturuyor ve sonunda en motive insanı bile bıktırıyor.

Güncel popüler bir çok-satarın kapağında şöyle bir ibare dikkatimi çekti: ”20 milyon Fransız yanılıyor olamaz”. Bu ibare belli ki 70’li yıllardan kalma bir reklam sloganından esinlenmişti, o slogan “dünyada 1,5 milyar insan Coca Cola içiyor onlar yanılmış olamaz siz de Coca Cola için” şeklindeydi. O günlerde bir mizah dergisinde dünyada 15 milyar sinek pislikle besleniyor, onlar yanılmış olamaz, siz de pislik yiyin şeklinde bir slogan görmüştüm. Ne yazık ki insanın en kolay düştüğü yanılgılardan biri hatta birincisi popüler reklam sloganlarının sürekli bilinçaltımızı etkilemesidir. Nedense proaktif yaşamayı seçerek olası sorunlara önlem almak yerine, reaktif yaşayarak sigortacı mantığıyla önce hasarın oluşmasını bekleriz çoğunlukla.

Koruma dönemi popüler çok-satar kitapların görüşlerinin aksine ne yazık ki yine kalori hesabına dayanmaktadır. Bir kere şu konuda hemfikir olunması gerekir ki vücut enerji dengesi alınan eksi harcanan’dan artan fazla kalorinin yağ şeklinde depolanmasıdır. Alınan – harcanan kalori eksi değerlere düşmedikçe kilo kaybı mümkün olamaz. O halde siz istediğiniz kadar kalori hesabı yapmaktan kaçının beyniniz hergün sizin yerinize yapacaktır. Arzuladığı vücut ağırlığına ulaşan birey geldiği noktada günlük ihtiyacının bir hayli altında kalori almaktadır, oysa artık daha fazla kilo kaybetmek istememektedir. Burası en hassas noktadır, zira pekçok beslenme konusunda yazılmış kitap, makale ve diyetle uğraşan uzman için bu noktadan sonra önerebileceği yegane şey “bundan sonra dikkatli beslenin,herşeyden azar azar yiyin” benzeri yuvarlak sözlerdir. Sonrası için bir plan hazırlanmamıştır. Hele bir zayıflayın gerisi kolay mantığı yo-yo diyetlerin startını veren bir komuttur adeta.

Geçenlerde bir hastam gayet başarıyla sürdürmekte olduğu programının ortasında “ben çok sıkıldım, hadi kiloları verdim ve hedefe ulaştım diyelim sonra ne olacak?” diye sordu haklı olarak. Bu kendisinin 7. denemesiydi ve her seferinde iyi kötü kilo vermeyi başarmış ancak koruyamamıştı. Çünkü hiç kimse kendisine kilosunu nasıl koruyacağını öğretmemişti. Evet bir kez daha “eğitim şart” noktasına geliyoruz. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için bir örnekle anlatayım. 165 cm. boyunda 57 kg.'a ulaşmış 35 yaşında bir kadın geldiği bu kiloya 1350 Kcal’lik bir beslenme planıyla ulaşmış olsun. Bu kadın kilosunu nasıl koruyabilecektir? Bu kadının günlük idame kalorileri arbitrer olarak 1700-1750 olmalıdır. Aradaki 350-400 kaloriyi bir hamlede arttırırsanız yeniden kilo almaya başlayacaktır. Hiç ellemez son haliyle bırakırsanız, zaman içinde verdiği bütün kiloları fazlasıyla geri alacaktır. Ben kalori arttırımını zaman içinde kendi geliştirdiğim ortalama 3 aşamalı bir programla ve deneme-yanılma yöntemiyle yapıyorum ve sonuçta, 15 yıldan beri giderek geliştirdiğim bu yöntemle yeniden kilo alınmasının tamamen önüne geçildiğine şahit oluyorum. Programlarının bu aşamasına kadar gelen hastalarımdan aldığım ortak feedback stabilizasyonun zayıflama programının en keyifli bölümü olduğu yönünde. Tabi bu arada bu keyfi sağlayanın “Koruma dönemi için hazırlanmış alternatif listeler” olduğunu söylemeliyim. Beslenme eğitiminde başarılı olanların koruma dönemi süresince olabildiğince alternatif yiyeceklere yönelerek kendilerini günlük yaşamın zengin seçeneklerine yöneltmelerini hedefliyorum. Bu sayede bir yandan verilen kiloların geri alınması engellenirken öte yandan hemen hemen her şeyin ölçüsünde tüketilmek koşuluyla yenilebildiğini görme mutluluğu tadılmış oluyor.